|
(nihayet istanbuldaki öğretmenlik görevleri sona eren, evimi paylaştığım iki sadık dostum Adem ve Halil kardeşlerimin gidişine olan hüznüm ve sitemimin ifadesi olarak, İbrahim sadri nin yalan şiirini birazcık değiştirerek Her ikisinede ayrı ayrı armağan ediyorum. Yolunuz ve bahtınız açık olsun. Adem kardeşime vatani görevinde Cenabı Haktan kolaylıklar ve başarılar diliyorum. Halil kardeşimede meslek hayatında sabır ve başarı diliyorum. Hakkınızı helal edin...) Hadi gidiyorsunuz Adem'le Halil! Yürekten kan gidiyor, siz gidiyorsunuz Her şey gidiyor Gökte bulut, dağda kar, düzde kervan gidiyor Solgun bir gül oluyor insan Bir demet kır çiçeği ölüyor, siz gidiyorsunuz... Ne ucuz yaşıyorsunuz, ne kolay Bir kristal gibi (bulaşıkları yıkarken kırdığım kristal bardaklar gibi ) ellerimden düşüyorsunuz, Bakmayın öyle Ben kanıyorum siz üşüyorsunuz...
Kolay değil, bir yalan bu Yaralayan, kanayan koca bir yalan Yalan işte Sevdiklerim yalan Şarkılardan arta kalan ve sabah buğusu Ve tarla faresi (ve bizim evin faresi:) ve ekmek derdindeki işçi kalbi gibi Yumuşak sıcak bir yalan
Islak gözlerimle geçiyorum Yaralı bir ceylanın kalbinden Ceplerimde kül var, terasın tozu gözlerimde Bir yangından arta kalan
Sorduğum adreslerde kimse oturmuyor Ve kimse olmuyor ben sorduğum zaman Herşey bir yalan gibi yandığı zaman Yalnız olduğunu anlıyor insan Anladım ve geçtim Yaralı bir ceylanın kalbinden
Aynamı kırdım, fotoğraflarımı yaktım Nasıl da acımasızdım tafralarıma karşı Nasıl da umarsız
Su gördüm düşümde Karanlıktı ve gürültüyle çağlıyordu Ceplerimde kül vardı ve yanıyordu Sonra sabah oluyor Ve bir ceylan kalbinde alem ağlıyordu, adem ağlıyordu, halil ağlıyordu...
Hayır, diyordu bir dağ köylüsü Hiç bir şey için geç değil Ve geç değil Bir şey için hiç bir şey Bir şey vardı öyleyse, bir şey Sabahları uyanmayışıma karşın, Beni çeken Gecenin dağdağasından uzağa Kocaman çayırlara çeken bir şey Gümrah ırmaklara Sonra sıcağa sonra acıya Sonra yaralarıma merhem olmaya kapıma dayanan Bir şey
Tutsana beni bırakmasana Olsun, yaralasana Olsun, ağrısada Yalan da olsa kalsana, yalanda olsa, bi kaç gün daha, Hayalde olsa, bir sarayburnu havası kararınca
Dağ köylüsü, aşkın olduğu yerde ben varım Sen olmasan da ben varım adem hoca Yağmur yağar, saçlarım filizlenir Bir yıldız düşer omuzlarıma Islık çalar, ıslanır, şarkılarımı söyler geçerim kapından Camların buğusundan ve yağmurun kokusundan Tanırlar beni, Bilirler, en iyi yalanlarını ben alırım onların Adresler sorarım kimseler oturmaz orada Ve kimseler olmaz ben sordukça
Dağköylüsü Şimdi gidersen Şimdi git Kalırsan şimdi, yok gidecem diyosan hadi halil hoca, olmaaz kalacam diyorsan menemen yapda diyelim:)
Islak gözlerimle geçiyorum Yaralı bir ceylanın kalbinden Ceplerimde kül var Bir yangından arta kalan
Hadi gidiyorsunuz Yürekten kan gidiyor, siz gidiyorsunuz Her şey gidiyor Gökte bulut, dağda kar, düzde kervan gidiyor Solgun bir gül oluyor insan Bir demet kır çiçeği ölüyor, siz, siz gidiyorsunuz Ne ucuz yaşıyorsunuz, ne kolay Bir kristal gibi ellerimden düşüyorsunuz Bakmayın öyle Ben kanıyorum siz üşüyorsunuz. (bu havada:)
Kolay değil, bir yalan bu Yaralayan, kanayan koca bir yalan Yalan işte Sevdiklerim yalan Şarkılardan arta kalan ve sabah buğusu Ve tarla faresi ve ekmek derdindeki işçi kalbi gibi Yumuşak sıcak bir yalan
Tutsanıza, bırakmasanıza Olsun, yaralasanıza Olsun, ağrısada Yalan da olsa kalsanıza.
Favori olarak ekle (7) | Görüntüleme sayisi: 198
Sadece sitemizin üyeleri yorum yazabilir. Lütfen üye iseniz ön sayfadan sisteme giris yapin veya üye olmak için ön sayfadaki üyelik kismindan 'kayit ol' yazisina tiklayarak ücretsiz üye olun.... Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com All right reserved |