• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
Anasayfa
Gönlünde hararet olanın gözünde yaş olur Yazdır E-posta

Gözyaşları, kalb inceliğinin, muhabbet ve merhametin ifadesidir; gönüldeki hüzün, neş'e, hasret, hicran, merhamet ve şefkat gibi duyguların billûr taneler şeklinde dışa vurmasıdır. İnsan genellikle sevinç, keder, emel, ümit, ayrılık ve vuslat misillü sebep ve sâiklerle ağlar; fakat, kalb ufkunda Allah'a dost olanları, bütün bunlardan daha çok "mehâfetullah" ve "muhabbetullah" ağlatır.

Diğer ağlamalar cibillîdir; insanın tabiatından kaynaklanır. İman, mârifet, muhabbet, aşk ve şevkin tetiklediği ağlamalar ise, Hakk'ı bilmeye, her şeyde O'na dair alâmetler görmeye ve sürekli O'nun huzurunda bulunduğunun farkında olmaya bağlıdır.

Nezd-i ilahîde her ağlamanın kıymeti âh u efgân edenin duygu ve düşünce ufkuna göre değerlendirilir. Bu açıdan, musibet ve belâlar karşısında rızasızlık ve kadere itiraz manasına gelen ağlamalar haram; yarınlar endişesiyle kıvranıp inlemek bir ruhî maraz; dünya hesabına fevt edilen şeyler karşısında sızlanıp durmak da boş bir telaştır ve bütün bu sâiklerle dökülen yaşlar gözyaşları adına israftır.

Allah için ağlama ise, Mevlâ-yı Müteâl'e muhabbetin, aşk u iştiyakın iniltiler şeklinde dışa aksetmesinden ibarettir. Gönlünde hararet olanın gözünde de yaş olur; aksine, gözleri suyu çekilmiş çeşmeler gibi kupkuru kimselerin -çoğunlukla- içlerinde hayat yoktur. Allah'ı bilen O'na karşı alâka duyar; bu alâka ruhta derinleştikçe sevgiye dönüşür ve zamanla bu sevgi de önü alınamaz bir aşk u iştiyaka inkılâp eder. Gönlü muhabbetle dolan bir insan, her zaman O'nu gösteren iz ve emareler arar, kâinat kitabının sayfalarını O'ndan gelen mektuplar olarak algılar, eşya ve hâdiseleri O'nun mesajları gibi okur, anlar ve O'nun beyanı karşısında rikkate gelir, tarifi imkansız hislerle ağlar.

Kur'ân-ı Kerim, ruhun selâmeti adına, ahiret yurdu hesabına, Hak mehâfeti ve mehâbeti ya da günahların kahrediciliği karşısında ağlayan insanları takdirle yâd eder ve her zaman onların örnek alınmasını salıklar. Mesela; değişik nebileri özel hususiyet ve fâikiyetleriyle bir bir tebcil ve takdir ettikten sonra, "Bunların hemen hepsi, kendilerine Rahmân'ın âyetleri okununca hıçkırıklarla secdeye kapanırlar." (Meryem, 19/58) diyerek konuyu âh u efgân etme fasl-ı müşterekiyle noktalar. Allah yolunda dökülen gözyaşlarını O'na arz edilmiş bir münacât armağanı gibi değerlendirir. Ağlamanın rabbânîlere mahsus bir hal olduğunu hatırlatmanın yanı sıra, hayatı oyun ve eğlence sanıp ömürlerini gülüp oynamakla geçirenleri de ikaz eder; "Gayrı onlar kazandıkları onca negatif şeyden ötürü az gülsün ve çok ağlasınlar." (Tevbe, 9/82) der.

  • Cehennem alevlerini söndürecek yegâne iksir

Kur'ân'ın mübarek Mübelliği Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), tıpkı şeytanın hilelerinden Allah'a sığındığı gibi, kalb katılığından ve göz kuruluğundan da Cenâb-ı Hakk'a ilticada bulunmuş; "Ürpermeyen kalbden, yaşarmayan gözden Sana sığınırım Allah'ım!" yakarışını sık sık tekrar etmiştir.

Rasûl-ü Ekrem (aleyhi ekmelüttehâyâ) "Müjdeler olsun nefsine hakim olana!.. Müjdeler olsun (misafir kabul etme hususunda) evini geniş ve müsait tutana!.. Müjdeler olsun hataları karşısında gözyaşı dökene!.." diyerek ümmetine âdeta üç basamaklı bir miraç yolu göstermiştir. Haşyetle dökülen gözyaşlarının ilâhî azaba karşı bir sütre olabileceğine dikkat çekmiştir: "İki göz vardır ki, Cehennem ateşi onlara dokun(a)maz: Birisi Cenâb-ı Allah'a duyduğu saygı ve haşyetten dolayı hep ağlayan Hak erinin, diğeri de Allah yolunda nöbet tutan yiğidin gözleridir."

Allah karşısında haşyetle dolup gözyaşı dökme konusunda çok önemli bir husus, kalbin tertemiz heyecanlarını ve saf hislerini, riya ve süm'a ile kirletmeden ifade edebilmektir. Göstermek ve duyurmak kastıyla ağlamak berrak gözyaşlarını şirk kirleriyle bulandırmak demektir. Riya ve süm'adan korunmak için özellikle nafile ibadetlerde ve Cenâb-ı Hakk'a iç dökme anlarında tenha yerlerin seçilmesi her bakımdan daha selâmetlidir. Nitekim, hadis-i şerifte, Arş-ı ilahînin gölgesinden başka sığınak olmayan kıyamet gününde, zıll-i ilahî altında himaye buyurulacak yedi grup insan anlatılırken, onlardan birinin de yapayalnızken Allah'ı anıp da gözleri yaşlarla dolan hüşyar insan olduğu haber verilmektedir. Öyle ki, Allah haşyetiyle ağlayan insan, diğer nebevî beyanlarda cephede nöbet bekleyen askere denk tutulurken, bu hadiste de, adaletin temsilcisi olan idareci, ömrünü ibadet neşvesi içinde geçiren genç ve mescidlere dilbeste olan âbid gibi Hak dostlarıyla aynı çizgide zikredilmektedir. Fakat, onun gözyaşlarını başkalarından kıskanırcasına tenha bir yer aradığına da vurguda bulunulmaktadır. Zira, ağlamanın aktörlüğünü yapmak çok tehlikelidir; riya ve süm'a niyetiyle ağlamak kalbi öldürücü ve insanı helak edici bir hastalıktır.

Bundan dolayıdır ki, İmam Gazalî Hazretleri "Ağlayan da kaybedebilir, ağlamayan da!.." demiştir. İnsan ağlamıyorsa, o bir gün mutlaka pişman olacaktır; çünkü, onun önünde kendisini ağlatacak çok badireler vardır ve o badirelerin bazıları ancak burada dökülen gözyaşlarıyla aşılabilecek mahiyettedir. Fakat, pek çok ağlayanlar da vardır ki, günahlarından ya da aşk u iştiyaktan dolayı değil de, başka şeyler sebebiyle, belli dünyevî hislerin tesirinde gözyaşı dökerler. Daha da kötüsü, hassas, duygulu, müttaki ve Allah sevgisiyle dolu bir insan gibi görünme ve bilinme maksadıyla ağlarlar. Böyle bir ağlama, dinimizce, en azından hiç gözyaşı dökmeme kadar tehlikeli sayılmış ve gizli şirk kabul edilmiştir. Demek ki, gözyaşının da meşru istikamette olanı makbuldür.

Mü'min, hususiyle de toplum içinde kalbinin heyecanlarına hâkim olmaya çalışmalı; iradesinin hakkını verip gözyaşlarını içine akıtmalı; buna güç yetiremiyorsa, ancak işte o zaman gözyaşı bendinin önünü açmalıdır.

  • ÖZETLE

1- Gönlü muhabbetle dolan bir insan, her zaman O'nu gösteren iz ve emareler arar, eşya ve hâdiseleri O'nun mesajları gibi okur, anlar ve O'nun beyanı karşısında rikkate gelir, tarifi imkansız hislerle ağlar.

2- Efendimiz, kalb katılığından ve göz kuruluğundan Cenâb-ı Hakk'a ilticada bulunmuş; "Ürpermeyen kalbden, yaşarmayan gözden Sana sığınırım Allah'ım!" yakarışını sık sık tekrar etmiştir.

3- Mü'min, hususiyle de toplum içinde kalbinin heyecanlarına hâkim olmaya çalışmalı; gözyaşlarını içine akıtmalı; buna güç yetiremiyorsa, ancak o zaman gözyaşı bendinin önünü açmalıdır.

  • Ülfet, insanın gözyaşı pınarlarını kurutabilir

 "Ülfet" kelimesi alışma, dost olma ve muhabbetle dolma demektir; insanın eşya ve hâdiselerle münasebetini, böyle bir münasebetten hâsıl olan manaları, bu manaların vicdanda bırakacağı tesirleri, neticede insanın davranışlarında beliren farklılıkları ve bütün bunlar neticesinde ruhun canlı, dinamik ve duyarlı kalmasını akla getirmektedir.  Bununla beraber, bilip duyduktan, görüp tanıdıktan, düşünüp anladıktan veya öyle olduğunu zannettikten sonra, sıradan görme ve alışkanlığa gömülme gibi manalar da ülfet kelimesiyle ifade edilmektedir.

 İşte, bir parça görüp bildikten, az buçuk inanıp irfana erdikten sonra alâkayı yitirip, derinleşmeyi gerektiren meselelere karşı bütün bütün duyarsızlaşma ve hiçbir şeyden ders almama manasına gelen ülfet, insan için bir sukut ve duyguların ölümü demektir.

Şayet, insan yöneleceği kapıya yürekten yönelmez, kulluk yolunda gereken ciddiyet ve gayreti göstermez, her zaman daha engin mülâhazalarla bir tekâmül peşinde bulunmaz, dahası her an yeni derinliklere açılma azmi içinde olmazsa, onun için renk atma da, sararıp solma da, hatta çürüyüp dağılma ve kendi enkazı altında kalıp ezilme de kaçınılmaz olur.

Bu duruma dûçar olan kimse, eğer tez elden gözünün çapaklarını silip, eşyadaki hikmet inceliklerini anlamaya koşmaz ve koşturulmazsa, kulağını açıp mele-i a'lâdan gelen ilâhî mesajları dinleyip anlamaya koyulmazsa, onun içten içe yanıp karbonlaşması ve devrilip gitmesi mukadderdir. Tabii ki kalb ve ruh hayatı adına mefluç hale gelen böyle birinin kalb rikkatini koruması ve gözyaşı çeşmesini canlı tutması da mümkün değildir.

Cenâb-ı Allah, daha İslam'ın ilk senelerinde, bu hususta Sahabe-i Kiram efendilerimizi ikaz etmiş ve onlara şöyle demiştir: "İman edenlerin, kalblerinin yumuşayıp Cenâb-ı Hakk'ı ve O'nun tarafından inen hakikatleri hatırlayarak haşyetle ürpermelerinin vakti gelmedi mi? Sakın onlar daha önce kitap verilen ümmetler gibi olmasınlar. Zira kitabı tanımalarının üzerinden kendilerince uzun zaman geçmesi sebebiyle, o ümmetler ülfete kapılmışlardı da kalbleri kaskatı kesilmişti. Hatta onların çoğu büsbütün yoldan çıkmışlardır." (Hadîd Sûresi, 57/16)

Kur'an bu çağrısıyla bize, canlılığımızı korumamız için her zaman yükselip derinleşme aşk u heyecanı içinde bulunmamızı, mefkûremiz adına hep yüksekleri kollamamızı ve tamamiyet peşinde olmamızı öğütlüyor.

25 Ocak 2008, Cuma

Favori olarak ekle (11) | Görüntüleme sayisi: 355

Bu yaziya ilk yorumu yazin
RSS yorumlari

Sadece sitemizin üyeleri yorum yazabilir.
Lütfen üye iseniz ön sayfadan sisteme giris yapin veya üye olmak için ön sayfadaki üyelik kismindan 'kayit ol' yazisina tiklayarak ücretsiz üye olun....

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

Aşure Tatlısı

Aşure tatlısının eşsiz tarifi

GullPaperlar


cuma

Mantar Duvar

mantar duvar

Rüya Tabirleri

rüya tabirleri

Dersler Başladı

Gülzarada Sesli Risalei Nur dersleri başladı...

Neden Zaman?

Neden Zaman Gazetesi?

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Sevdiğinizi, hangisiyle tarif ederdiniz?
 

Kimler Sitede

Son Şiirler

Olimpiyatlar

Muhteşem Olimpiyatlar sonuçlandı

yemek tarifleri sitemiz açıldı

Favori Üyemiz

İnleyen nağmeler

Cevşen-ül Kebir

Cevşenül Kebir okumak için tıklayın

Sizden Gelenler

Gül şiirlerinizi buradan yayınlayabilirsiniz...

Günün Sözü

gulzara.net - gül ü tarife ne hacet, ne çiçektir biliriz. | En güzel gül resimleri, gül şiirleri, gül bahçesi... gulzara.net - gül ü tarife ne hacet, ne çiçektir biliriz. | En güzel gül resimleri, gül şiirleri, gül bahçesi... - gulzara.net - gül ü tarife ne hacet, ne çiçektir biliriz. | En güzel gül resimleri, gül şiirleri, gül bahçesi...

Siteye davet et

 50 Mesaj Kaldı
Dostlarınız

Namaz Vakitleri

Son Yorumlar

Nurundandır Bütün Nurlar !
EY AŞK..
Sana sesleniyorum duyuyor musun?Bendeki beni sende...
02/01/09 13:36 Oku...
Yazar: inleyennagmeler

Bu fotoğraflar zihninizi dinle...
Ne yücesin Rabbim yarattıgın güzellige kurban olay...
02/01/09 13:27 Oku...
Yazar: inleyennagmeler

Cuma'yı Bilir misiniz..!
Her cuma bayram...
Rabbim bizlere bahşetmış cumayı...Onun huzuruna va...
02/01/09 13:21 Oku...
Yazar: inleyennagmeler

Namaz
Namaz Rabbin rızasıdır
Namaz Rabbin rızasıdır,meleklerin sevdiği bir ibad...
18/12/08 20:12 Oku...
Yazar: hayatt

Hayırlı Bayramlar
amin....
ne güzel işte kardeşim sizde çay servisi yaparak s...
18/12/08 20:09 Oku...
Yazar: hayatt

Hayırlı Bayramlar
Her gün bayram olsa
Bayramlar iyiki var :zzz Hem manevi tatlarda hem m...
10/12/08 01:42 Oku...
Yazar: inleyennagmeler

...su kasidesi'nden...
Gel Ey Güllerin Efendisi!..
Gel ey, bitir bitmeyen hasretini içimizde!.. G...
16/11/08 15:41 Oku...
Yazar: hayatt

...su kasidesi'nden...
AŞK OLSUNDA...
Ey yar senın aşkın bende olsunda yaksın,senın aşkı...
15/11/08 15:50 Oku...
Yazar: inleyennagmeler

Lütfedene Hamd ve Sena
Hayırlı Olsun
Bebeğin Anne babasına göz aydınlığı dileklerimi il...
02/09/08 10:12 Oku...
Yazar: tanyeri

İnşaALLAH
İnşALLAH
Ben benden ötesine teslimim... diye/bilenin inşi...
15/08/08 22:05 Oku...
Yazar: hayatt


bu sitede sigara içmek yasaktır