• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
Anasayfa arrow Tüm Makaleler arrow Ihlamurlar çiçek açtığı zaman...
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman... Yazdır E-posta

Biz onlara gittik.
Onlar bize geldi.
Onlar bize bizi getirdi...

Biz onlara gittik. Tan vaktinde, henüz sabahın ilk ışıkları mahcup mahcup süzülürken çıktık yola. Bıyıkları yeni terlemiş genç erkekler ve gelinlik çağdaki kızlardık.  Heybemizde insanların kardeşliğine olan inancımızı ve her dile kolayca çevirebileceğimiz samimiyetimizi koymuştuk. Bulgur, ham çökelek, su böreği de vardı yanımızda.

Bir de namusumuz gibi gördüğümüz dilimiz, Türkçemiz. Moğol steplerini, uçsuz bucaksız okyanusları, kum denizi çölleri gözümüze kestirdik. 'Önden giden atlılar'a yetişmek içindi bütün çabamız. Gittiğimiz her yerde 'sevgi' ile karşılandık. 'Bunları ben seviyorum, siz de sevin' çağrısı fısıldanmıştı sanki her kulağa. Sadece mekanların değil, kalplerin de kapıları açıldı. En kıymetli varlıklarını, göz nurları evlatlarını bize emanet etmek için sıraya girdiler.

'Alın bunları boyanızla boyayın. Biz olarak kalsınlar ama sizin gibi koksunlar.' dediler. Aldık emanetleri, en büyük kutsallarımız kadar titredik üzerlerine. Kendi çocuklarımızdan daha aziz tuttuk. Göğüsleri kabardı, evlatlarını gördükçe.

Ellerimizdeki bilim ve sevgi meşalelerinin yurtlarını, yuvalarını aydınlattığını söylüyorlardı. Bize sevgiyle sarıldılar.

Onlar bize geldi... Üzerimizde gördüğünüz güzelliklerin anavatanını, Anadolu'yu görmelisiniz dedik. Bu çiçekleri toprağında koklamalı, bu göz alıcı renkleri Anadolu güneşi altında seyretmelisiniz. Orada güneş bile başkadır. İmbatı İzmir'de hissetmeli, yeşili Karadeniz'de görmeli, su çağıltısını Aras'ta dinlemelisiniz. Urfa'yı görmeden misafirperverliği, Aydınlı anaları görmeden iç ısıtan tebessümü, Dadaş'ı görmeden mertliği size ne kadar anlatsak eksik kalır.

Her dileğimize olduğu gibi buna da tereddütsüz 'evet' dediler. Dünyaya saçtığı barış tohumlarının meyvelerinden toplayıp Anadolu'ya geldik. Vietnamlının Rambo filmlerindeki gibi olmadığını, saçları kıvır kıvır Afrikalının korkunç olmadığını, Rusların buzdan adam olmadığını, Avrupalının iletişime kapalı kibir abidesi olmadığını gördü, herkes. Biz de onlara sarıldık.

Onlar bize bizi getirdi... Bizim unutup, ihmal ettiklerimiz vardı. Aylar olmuştu ham çökelek türküsünü dinleyip, kaşık seslerine tempo tutmayalı. Erdem Beyazıt'ın davudi sesinden çok dinlemiştik, şiirlerini. Birçok sevdiğimizin ölümünde onun,

Ölüm bize ne uzak bize ne yakin ölüm
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm

dizeleriyle teselli olmuştuk. Ama epeydir bulamamıştık birbirimizi. Biliyorduk elbet Bahattin Karakoç'u. Beyaz Dilekçe'den satırların altına imza atıp arz etmiştik kaç kere. Fakat 'Ihlamurlar çiçek açtığı zaman'a ulaşamamıştık. Vietnamlı Hanhnguyen isimli küçük kızdan,

Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.

dizelerini dinlediğimizde çok hayıflandık. Nasıl böyle bir şiirden bugüne kadar habersiz yaşamışız diye. Sonra onların ayna tutup bize bizi hatırlattıklarını, bize kendi renklerini kattıkları 'bizi' getirdiklerini anladık. Daha bir sıkıca sarıldık birbirimize, ıhlamurlar çiçek açtığı zaman...


Favori olarak ekle (18) | Görüntüleme sayisi: 242

Yorumlar (2)
RSS yorumlari
1. 29-05-2008 00:35
 
Bu da Abdurrahim KARAKOÇ'tan; 
 
 
 
ACABA 
 
 
Uyuyan göllere ay ışığında  
 
Sevginin resmini çizsem kim anlar?  
 
Tomurcuk ayrılıp, gül açtığında  
 
Yağmurun saçını çözsem kim anlar?  
 
 
 
Bir mekan kaplamış ne varsa nerde  
 
Kendi ötesini saklar her perde  
 
Sonsuzluğun sona erdiği yerde  
 
Huduttan bir kulaç kazsam kim anlar?  
 
 
 
Aşk, kömür beyazı; kin, süt karası  
 
Eklenir yarama her dost yarası  
 
Et oldum bıçakla kemik arası  
 
Cellatla ahdimi bozsam kim anlar?  
 
 
 
Doğumda yalan var, ölümde gerçek  
 
Bir şeyler anlatır balık, kuş, çiçek  
 
Kırık gönülleri toplayıp tek tek  
 
Toplayıp göğsüme dizsem kim anlar?  
 
 
 
Gün geldi zamanı gömdüm kabire  
 
Dağ oldu aklımın verdiği fire  
 
Bağlasam telaşı çelik zincire  
 
Sabrın derisini yüzsem kim anlar?  
 
 
 
İçte deprem olur dışın düğümü  
 
İhlâssız çözülmez işin düğümü  
 
Aklımdan geçeni, düşündüğümü  
 
Okusam kim dinler, yazsam kim anlar?
Kayitli Üye
 
masal1001
2. 29-05-2008 00:07
 
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman...
Söz güzel şiirimizden açılmışken, tamamı yayınlamayı bşr görev bildim kendime :) Üstad Bahattin Karakoç un kaleminden dökülen bu güzel mısralara büyüleyeceğinize şüphem yok :upset şiirin cevap niteliğindeki bölümleride aşağılardaki bölümlerdedir. şairimiz kendisi yazmış, sonra yine kendisi yazmış:) 
 
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü  
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü  
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü  
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana  
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana  
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.  
 
Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden  
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden  
Bebekler hayta hayta yürümeden  
Geleceğim diyorum, geleceğim sana  
Ne olur kesin bir takvim sorma bana  
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.  
 
Beklesen de olur, beklemesen de  
Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende  
Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde  
Hangi ses yürekten çağırır beni sana  
Geleceğim diyorum, takvim sorma bana  
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.  
 
Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi  
Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi  
Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi?  
Başka bir gezegende de olsan dönüşüm hep sana  
Kesin bir gün belirtemem, n`olur takvim sorma bana  
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.  
 
Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden  
Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben  
Yeter ki bir çağır beni çiçeklendiğin yerden  
Gemileri yaksalar da geleceğim sana  
On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana  
-Ihlamur çiçek açtığı zaman.  
 
Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif  
Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız  
Ey benim alfabemdeki kadîm Elif  
Ne güzellik, ne de tat var baharsız  
Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana  
Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana  
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.  
 
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman  
Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan  
Kimseye uğramam ben sana uğramadan  
Kavlime sâdıkım, sâdıkım sana  
Takvim sorup hudut çizdirme bana  
Ben sana çiçeklerle geleceğim  
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.  
 
Bahaeddin KARAKOÇ  
(Uzaklara Türkü)  
 
 
 
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman II  
 
 
Bilirsin ki burda değilim artık  
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...  
Gelir benim yüreğimde toplanır,  
Dağların üstünden sıyrılan duman.  
Bir yanım mosmordur, bir yanım beyaz,  
Bir yanım karakış, bir yanım ilk yaz.  
Can evime bakışların saplanır;  
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...  
 
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman;  
Ne sen gurbetçisin, ne ben sılacı.  
Senden gayrısına bakmam mümkün mü;  
Gözlerimi esir alan dağlardan.  
Kapımı üç defa çalan postacı  
Adresinde yok! Diye notlar düşer,  
Eski adresimde bir hüzün eser;  
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...  
 
Eski adresimse kurumuş bir gül,  
Gizemli bir ıtır, domur domur kan,  
Yaba yaba yelde savrulur gönül,  
Firkatli turnalar geçer uzaktan.  
Dalgınlığım debimetre tanımaz,  
Başım çarpar bir gemi bordasına  
Düşerim bir girdabın ortasına  
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...  
 
Birden bezeklenir sevda haritam,  
Ihlamurlar çiçek açtığı zaman...  
Lâleler toplarım ben tutam tutam,  
Bizim için çalar kıvrak bir keman.  
Gök papatya, yer ise lâle bahçesi,  
Aşka ışık dokur kuşların sesi.  
Seninle hep aynı yerde oluruz;  
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...  
 
Kumaşı eprimiş üç mevsim geçer,  
İlkyazla uyanır derin uyuyan.  
Tan sesine cıvıldaşır serçeler,  
Sevdadır anlıma namlu dayayan.  
Havuzuma ay ışığı dökülür.  
Bilirsin ki burda değilim artık,  
Ruhum yağmur yağmur göğe çekilir;  
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...  
 
Gülde çiy damlası... Buzum sırçayım;  
Güneşe çarpınca param parçayım.  
Bir gün Emirgândayım, bir Kanlıcada,  
Üsküdarda, Beykozda, Çamlıcada.  
Şehir bir hançerken kan burgacında.  
Mekâna sığar mı bu deli yürek?  
Bir sevda çeşmesi, bu deli yürek.  
Baylanır, beklerken baygın düşerim;  
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...  
 
Bahaettin KARAKOÇ (Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman/Ayışığında Serenatlar-Sıla Kitapları)  
 
 
 
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman III  
 
 
 
Saçlarına pütür pütür yapışmış,  
Gözlerinin rengi ile sıvanmış  
Bir avuç kuru çiçek topladım.  
Kırılıp dökülmesinler diye  
Sevgiyle, özenle tek tek topladım.  
Yürek fideledim zamana ve mekâna,  
Hasat vakti geldi yürek topladım.  
Belli ki bu yıl da vuslat gecikecek  
Aşıdır, serumdur, besindir her umut,  
Ey sevgili umudunu diri tut! ...  
Bedenim hür değil, mühlet ver bana,  
Er veya geç çıkıp geleceğim sana;  
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...  
 
Mevsimi geçiyormuş, geçsin varsın,  
Hep böyle dönüyor zaman tekeri.  
Biri gider, biri gelir mevsimlerin,  
Sonsuzluğu, diri aşklarla kucaklarsın.  
Acılardan damıtırsın şekeri,  
Sabrı da güzel olur çeyizi hazır kızların.  
En ışıltılı çağında yıldızların  
Kaç bıldır öteden göz kırpar bana,  
Her umut bir yoldaş, her dert âşina.  
Sorma ıhlamurlar ne zaman çiçek açar? ...  
Beni güneşin ortasına atsalar da  
Yanarım, pişerim, gelirim sana;  
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman! ...  
 
BAHAETTİN KARAKOÇ (Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman/Ay Işığında Serenatlar - Sıla Kitapları)  
 
Bahattin Karakoç
Kayitli Üye
 
KISKANIR

Sadece sitemizin üyeleri yorum yazabilir.
Lütfen üye iseniz ön sayfadan sisteme giris yapin veya üye olmak için ön sayfadaki üyelik kismindan 'kayit ol' yazisina tiklayarak ücretsiz üye olun....

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
< Önceki   Sonraki >

Olimpiyatlar

Muhteşem Olimpiyatlar sonuçlandı

yemek tarifleri sitemiz açıldı

Cevşen-ül Kebir

Cevşenül Kebir okumak için tıklayın

Günün Sözü

gulzara.net - gül ü tarife ne hacet, ne çiçektir biliriz. | En güzel gül resimleri, gül şiirleri, gül bahçesi... gulzara.net - gül ü tarife ne hacet, ne çiçektir biliriz. | En güzel gül resimleri, gül şiirleri, gül bahçesi... - gulzara.net - gül ü tarife ne hacet, ne çiçektir biliriz. | En güzel gül resimleri, gül şiirleri, gül bahçesi...

Siteye davet et

 50 Mesaj Kaldı
Dostlarınız

bu sitede sigara içmek yasaktır